Friday, October 16, 2009

afiş dedin de..

pankartlardan, reklamlardan bahsediyordum ya hani... bu da misal bir ay kadar sonra otobüslerde, tramvaylarda ve şehirdeki büyükboy panolarda yer alacak reklam


gelen tepkilerden hunharca zevk alan grup için : http://geniess-das-leben.ch/




Wednesday, October 14, 2009

ja! nein! höödt!



minareli ya da minaresiz anlamıyorum bu din savaşlarını. sorup da duruyorlar sen ne düşünüyorsun diye. bilemiyorum karar veremiyorum ,zerre umrumda değil esasında turistik gezi dışında camiye gitmişliğim yok ki benim. hem benim bildiğim 5 vakit namaz içincamiye gitmeye de gerek yok. ezan sesini duymaya da . o minareyi koysanız imam da ezanını okusa çocuklardan başka kimse onu duymayacak ki ,siz zaten akşam 5e 6ya kadar çalışıyor olacaksınız..
keza o minare dikilse hristiyanlara ne zararı dokunacak onu da anlamıyorum. zaten sakin bi yer değil ki her 15 dakkada bir 1 ile 16 defa arası klise çanının vuruşlarını duyuoruz hep beraber, ki adım başı da kilise var bu 16 oluyor sana 32, 42,.. sabahın 7sinde çılgıncasına 10 dakika boyunca çalmasından ya da haftasonları bazen 9da bazen 10 da genellikle ise 11de kilisenin aynı çok sesli performansını saymıyorum. ya da 1 ağustos veya noel gibi özel günlerde tüm gün çalışını... ve siz buna rağmen ezanın okunup okunmayacağına dahi daha karar verilmemişken cami çok gürültülü diyorsunuz beni şaşırtıyorsunuz.. hayır sinagoga niye ses çıkarmadınız ki başından, herkesin türk arkadaşım diyebileceği biri varken niye bu müslümanlardan korkmanız anlamıyorum.. din olaylarını hiç anlamıyorum. afişinizi kim dizany ediyor en çok bunu merak ediyorum..

bu bilmemneye karşıyız afişleri bu kadar rahatsız edici olmasa, ve her yerden koca koca gözümüze sokulmasa umursamıcam ama ah svp'cim, bi insan ol ya bi düşün..

Monday, October 5, 2009

i am the weirdo that sits next to you on the bus!





yok bugün değil tabi.. ama gördüm ve istanbul dışında 'sanırım burada yaşayabilirim' dediğim bir yer var artık. gittiğim çoğu yeri beğenmişimdir her yer kendince güzel gelir değişiktir en azından, ama yaşayabilir miyim diyince pek çekmemiştir tam olarak. hırvatistanın hayranıyım tamam kabul ama o arkadaşlarım olmadan sadece şehiri düşününce bilemiyorum esasında..

bu edinbra, istanbul kadar büyük değil ama istanbulun da ne kadarını kullanıyoruz ki zaten? anadolu yakası insanı olarak avrupa yakasında sahil şeridi dışında bi otogar bir de havaalanını kullanırım ki bunlar da senede sayılı olan olaylardır.. (saydım misafir gelmedikçe yılda en fazla 6 kere)  kendi yakamda döner dolaşırım gerçi. keşke kendi kendimi çürütmeseydim.. düşünüp de yazmak güzel olurdu sanki? daha mantıklı şeyler yazabilirdim..


neyse, nesi cezbetti? şehri cezbetti ,gotik binalar arasıdan sempatik insanlar çıkması, kızartmayı seven bi millet olmaları, kokoreçe tekabül edecek nasıl ki bizim kokoreci bizim dışımızda az sayıda insan seviyorsa onların da haggisi olması cezbetti, denizinin olması cezbetti, bu denizde upuzun bir plajın olması cezbetti, şehirdeki her daim birşeylerin olması cezbetti, tesadüfen mi bilemiyorum ama güzel müzikler  duymak cezbetti (özellikle zürihten kalkıp gidince mest etti), zürihten daha ucuz olması ilginç geldi artı puan kazandırdı, bir kenarında kalkıp spor yapılabilcek yerler varken öteki kenarının sanayileşmiş olması tanıdık geldi, fit insanlarla çevrili olmamak şehre kaynamamı sağladı (tamam gece çıkarken biraz garip giyiniyorlar kabul), falan filan fıs..













ve sebeb-i ziyaretimiz...



* feli. arpını çalmaya başladı, masallar eşliğinde yatma vakti...



Sunday, October 4, 2009

boz! - barş?

 nasıl?


isviçre niye barışmıyorsun benle? ya da ben niye hep sorunluları çekiyorum etrafıma? couchepinim pascalcım, gel bi gün çaya, börek yapayım ben sana.. bırak bir gün olsun bundesrat ı, nationalrat ile idare ediversin ülke. hem zaten bu bundesrat dediğinde 7 kişisiniz, varsın sen bi çay süreliğine eksik ol , hem iç bi iş bu da ..
bundesrata bağlı 7 bakanlık var efenim
iç işleri, dış işleri, çvre-enerji-taşıma-iletişim, finans, ekonomi, savunma ve spor, ve adalet ve polis gibi bişey sonuncusuda. bana biraz alakasız gruplandırılmış gibi geliyor ama bilmem tabi uzmanı değilim garip gelmesi asdece gruplandırma türkiyedekinden biraz daha farklı olduğu için sanırım.

bir de nationalrat var ,ulusal komisyon mu denir? kantonlardan seçilmiş kişiler burda yer alıyor, halkı temsil ediyor denebilir sanırım.. misal zürih en kalabalık kanton en çok kişiyi de zürih gönderiyor nationalrat a. sonra bunlar hep beraber şunu şakıyorlar

En l'aurora la damaun ta salida il carstgaun,
spiert etern dominatur, Tutpussent!
Cur ch'ils munts straglischan sura,
ura liber Svizzer, ura.
Mia olma senta ferm,
Mia olma senta ferm Dieu en tschiel,
il bab etern, Dieu en tschiel, il bab etern...