Sunday, March 11, 2012

"you want to be a million miles from this place" ?



the words come easily and they sound so lovely


stop-motion olunca ise daha bir seviyorum bazı şeyleri...

Monday, March 5, 2012

endo

endonezyalılar candır, tatlıları hafif ve leziz, müzik grupları da dinlenesidir. imiş yani. ve ben ciddi konsantrasyon sorunu çekmekteymişim...




yine öldürdüm bir pazarı daha. pazarlar 48 saat olsun?


ve endonezya daha fazla karışmasın?
keşkelerden biri...


düğün keşkeği istiyor bir süredir canım,imkansız'lardan biri daha...

Sunday, March 4, 2012

fernweh...

 bazı kelimelerini bu almancanın, pek seviyorum. ahkam kesmekte, lafı dolandırmadan uzun uzadıya anlatmadan tek kelimeyle direk söylemek için mükemmeller. hele de boydan boya bir satır değil de kısa bir kelimeyle yapılabiliyorsa bu, misal fernweh... uzaklara gitme dürtüsü-tutkusu-ihtiyacı-acısı, "uzaklara gidesim çok var" cümlesinin isim hali.

demin facebookta birisi "heimweh" den dem vurmuş da görünce aklıma geldi, merak ettim bu isviçreliler aynı ülkedeyken ev/sıla hasreti duyar da uzaklara gitme isteği duymaz mı diye ama soramadım, ayıp olur, olmazsa da kesin kibar tartışma açılır falan ,üşendim yani bi anda böyle kafamdan olacaklara dair bir senaryo yazıp...


bir de fernwehkrankheit var. bunu reklam yazıları dışında kullananı hiç duymadım. yeşilçam filmlerindeki "sevdiceğiyle evlenmezse ölecek ince hastalığı" gibi geliyor bana. kullanmasınlar mümkünse günlük hayatta hiç ciddiye alamamsonra kendisini.

varsa yoksa çay




ne güzel bir sehpa/masa!

ayrıca çay demişken, benim aklım direk poşet çaya gidiyor bu ara, ve poşet çay diyince de şu aşağıdakilere... ne güzel şeyler hepberaber hayran kalınır mı?





tüm resimler toxel.com dan, ayrıca nereden bulunur bunlar falan derseniz de linkleri o sitede bulunmakta...