Showing posts with label anime. Show all posts
Showing posts with label anime. Show all posts

Tuesday, September 4, 2012

fantoche

ilk defa eylül başında isviçredeyim, garipsiyorum bir yandan diğer yandan ise fantoche yi bu sene kaçırmıyorum en azından avuntusu var.

baden daki eylülün ilk haftası düzenlenen uluslararası animasyon filmleri festivali fantoche.

oğul miyazakinin filmi sanırım isviçrede bir burada gösterilecek. onun dışında benim gözüme kestirdiğim şu fransız animasyonu var. (sanki fransızca seslendirmesi daha iyi?)





başka bir fransız...



veya diğer bir "gayet fransız"

ve bir de çok acayip şu japon animasyonu ilginç gelen



..


bir de bir kore işi vardı da bulduramadım şimdi onu. aslında bu sene çek cumhuriyetine odaklanmış olsalar da şu anki halimle pek izleyesim gelmedi onları.

Thursday, September 22, 2011

brings back the memories


ben de bir zamanlar böylesine emin olabiliyordum gelen arabanın babamın olduğuna. kimi zaman sadece motorun sesinden, kimi zaman park ediş şeklinden, bazen de çalan müzikten ki belirgin ya da tipik birşey dinlemez babam.
bu böyleydi, bir kaç yıl öncesine kadar... artık zerre fikrim yok
usagi drop u izlerken aklıma geldi işte yine bu sekmez şaşmaz tahminlerim.

dedikleri kadar var, çok şeker çok yalın ve başarılı anlatılmış bir anime bu usagi drop



yanlız benim yaptığım gibi mangasına dönmeyin, hatta mal gibi gidip son bölümünü hiç hiç okumayın. animesini izleyin güzel güzel bir son verin o masala. 

sinirliyim kendime, ne vardı gidip hele de son bölümü okuyacak...

Saturday, August 27, 2011

Satoshi Kon


aslında geçen çarşamba bu adamdan bahsetmek istemiştim, ama saçma sapan şeylerden başlayıp unutup gitmişim sonra..

ölüm yıldönümlerini sevmem, yani özellikle bu tarihlerde insanları hatırlamayı sevmem ama bahsetmek anmak istemiştim kendisinden sadece... belki de hatırlanmalılar? en azından saygı gösterilmeliler?

satoshi kon da japon bir anime yönetmeni&yazarı ve mangaka, geçen sene 24 ağustosta kanserden vefat etti arkasında şahane animeler bırakarak. (mesela perfect blue-1998, millenium actress- 2001, tokyo godfathers - 2003, paranoia agent -2004, paprika-2006).

üzüldüm.

nasıl bir iinsandır bilemem ama şahane bir hayal dünyası, bilinç altı-rüya-hayal-gerçeklik arasında gidip gelmeler, göndermelerle en sevdiğim animeleri yapmış insandır benim için.

Monday, February 21, 2011

ben gidemiyorum siz gitseniz ya...

şuraya yazma sıklığıyla sınav&rapor tesliminin yaklaşması arasındaki ilişki geriyor beni... herşeyin online olarak ulaşılabilmesi güzel birşey ama benim gibi otokontrolden yoksun insanlar için bu çolca vakit öldürmeye eş değer oluyor.
evet, geçen cumaki sınavdan sonra şimdi de sağlam bir rapor yazmam gerekiyor ama ben konuyu kendim seçtiğim halde sonradan hiç sevmediğim için ciddi bir konsantrasyon sorunu yaşıyorum..

neyse, ekşisözlükte gördüm demin, japon filmleri festivalinin programı açıklanmış.
http://www.istanbul.tr.emb-japan.go.jp/consulate_t/film2011_.html

mesela şunu özellikle adından dolayı izlemek istedim,  Tokyo Kulesi -Annem ve Ben, Bazen de Babam
veya şu: "ben yapmadım" bissürü ödül kazanmış, izlemek istedim, gerçekten o kadar yanlış suçlama mı var merak ettim

filmleri beğenmezseniz anime olarak laputa ,saniyede 5 cm,evangellion da varmış. özellikle bu 5 centimeters per secondı büyük ekranda izlemeyi isterdim ben. laputa da çok güzeldi.
















akira kurosawa nın herhangi bir filmini de sinemada izlemek isterdim, zira evde kendi kendime bitiremiyorum bu adamın filmlerini :)
içimde kalanlar böyle işte


bir de... etkinlik ücretsiz. gidin yani

sevgiler saygılar falan

gün bitti yine...

tale of memories...

person who has intention
person who stands up again
it begins to move again
person who spins the time
person who walks to the future..




the courage to live
the future i embrance
the strength that everyone give me;
believe in love




**diye yazıp daha doğrusu kopyalayıp(animedendi galiba bu laflar) bırakmışım 20 temmuzda, hatırlamıyorum bile ne düşündüğümü ne demek istemiş olabileceğimi, hatta temmuzda ne yaptığımı dahi hatırlamıyorum. sahi nasıl geçmişti bu yaz? yaz olmuş muydu?