Saturday, June 18, 2016
oo kimler de burdaymış
bir süredir kendimi tüketiyordum. kötü alışkanlık falan değil kast ettiğim, boşa alma, hayata baka kalma şeklinde bir tüketme. insanların çoğu bunu tüketme olarak algılamıyor tabi ama hepimize ayrılan bir süre belli işte - dinle falan alakasız- neye inanırsan inan er ya da geç süremiz bitecek. kendimi tüketmeden kastım yani vaktimi tüketmek, boşa harcamak..
özellikle bir haftadır bir çırpınıştayım, hayatın boşladığım bir yerinden tutma, film veya facebook farketmez izleyerek geçirdiğim zamanı durdurma, üretken olmaya geçme çabası
blog bir anlamda kendiyle, düşünceleriyle yüzleşme yeri insanın. aslında fikirlerini süzüp bunları ifade etmede oldukça faydalı. ayrıca dönüp bir baktım da başkasına belki bir şey ifade etmeyecek olsa da kendimi gördüm; neredeyse 10 senemi, yazılmış,taslakta bırakılmış veya hiç yazılmamış konuları, kullandığım kelimelerdeki -ve belki de bendeki?- değişimi, üretkenlik anlamında enerjimi -bence- yitirişimi okudum, hoşuma gitti.
hayat işte (konuyu bağlayacak bir yer bulamamak :) )
Wednesday, April 15, 2015
yolculuk bizi kendimize geri getirir
Yolculuk bizi blogumuza da geri getirir her ne kadar ben oralara kasim sonunda gitmis olsam da...
ozet
endonezya
Tuesday, November 18, 2014
gittim gidicem
İçimde bir heyecan, gün sayma falan ..şu adamların degil de ahalinin yanına doğru.. Bir kıpırtı bir mutluluk..
http://youtu.be/c0qjPF-nvUk
http://youtu.be/c0qjPF-nvUk
Tuesday, May 6, 2014
"Ben mi? Evet..."
"Ah biliyorum güç gelecek sizlere
Ama artık gitmek geliyor içimden
Bir sabah masmavi bir bulutun peşinden
Dönüşü olmayan yerlere"
şaşıyorum aslında ama bunu demeye uzağım hala..pembeli mavili bulutlarımı kendi etrafımda buluyorum, dönüyorum, dönüyorum, hep benimleler.. isteyince leylek bile bulabiliyor insan, veya geliciklerin orta yerinde buluveriyor -çok kısa bir anlık da olsa-.
tamam her zaman masmavi veya pofuduk değiller belki , belki bazen gözümü kapadığımda ben hala oradayım; ama peşinde de değilim artık. "Göğsüme bir İstanbul çiziyorum", ve ayda bir uzaklaşmak yetiyor bana.
"Biraz umutsuzum, biraz yorgun işte"
ve bugün biraz da behramlı oğullu
Ama artık gitmek geliyor içimden
Bir sabah masmavi bir bulutun peşinden
Dönüşü olmayan yerlere"
şaşıyorum aslında ama bunu demeye uzağım hala..pembeli mavili bulutlarımı kendi etrafımda buluyorum, dönüyorum, dönüyorum, hep benimleler.. isteyince leylek bile bulabiliyor insan, veya geliciklerin orta yerinde buluveriyor -çok kısa bir anlık da olsa-.
tamam her zaman masmavi veya pofuduk değiller belki , belki bazen gözümü kapadığımda ben hala oradayım; ama peşinde de değilim artık. "Göğsüme bir İstanbul çiziyorum", ve ayda bir uzaklaşmak yetiyor bana.
"Biraz umutsuzum, biraz yorgun işte"
ve bugün biraz da behramlı oğullu
Tuesday, April 22, 2014
kiss in taksim square
one idiot is all that it takes
to put life to waste
one idiot ruins one thousand fates
Chinawoman - Kiss in Taksim Square
to put life to waste
one idiot ruins one thousand fates
Chinawoman - Kiss in Taksim Square
Tuesday, March 11, 2014
bulutlar adam öldürüyor
introduction to tayyip 101 ...
14 year old #Berkin Elvan was shot with a 850 gr. gas cannister on june 16th. He was not a protester he was going to the market to buy some bread. He was in a coma trying to survive fighting infections and high fever for 268 days. He was 16 kgs when he died today, at 07.00 am. Now the police are attacking the hospital he has been staying at and another protester was shot in the head during the attacks. He is unconscious now. The family did not have time to mourn their child before the police attack. Be aware of the police violence in Turkiye. Let everyone know about the dictator.
http://www.hurriyetdailynews.com/15-year-old-gezi-victim-berkin-elvan-dies-after-269-days-in-coma-.aspx?pageID=238&nID=63429&NewsCatID=341
Español/Castellano;
Berkin Elvan de 15 años. El 16 de junio fue golpeado por una cápsula de gas lacrimógeno disparado por la policia.No era activista sino que simplemente iba a comprar pan para desajunar con su famila. Durante los ultimos 268 dias, Berkin se encontraba en estado de coma luchando por su vida. En el día de hoy, en Estambul, la policia se encuentra atacando a la gente que está protestando en el hospital en donde falleció Berkin. Un activista ha resultado herido en la cabeza por recibir un disparo de gas lacrimógeno justo como le paso a Berkin el 16 de junio pasado. La familia de Berkin nunca tuvo la oportuninad de llorar para su hijo. Es necesario que seamos conscientes de la brutalidad policial en Turquia. Haz que sepa todo el mundo a este asesino dictador!!
http://www.elmundo.es/internacional/2014/03/11/531eec67ca47415f118b4582.html
Français;
Le premier juin, Berkin Elvan , un garçon de 14 ans a eu une capsule de gaz de 850 grammes sur sa tête, il n’était pas parmi les manifestants il allait seulement acheter du pain. Pendant 268 jours il a lutté contre l’infection et la fièvre au coma. Ce matin, quand il est décédé, il pesait 16 kg. Maintenant, les polices attaquent les manifestants devant l’hôpital et cependant un manifestant a eu une balle dans sa tête, il a perdu sa conscience. Sa famille, elle n’a pas eu le temps de faire son deuil, prends conscience de la violence policière en Turquie. Parle à tout le monde de cet dictateur.
http://www.rfi.fr/europe/20140311-turquie-gezi-taksim-repression-mort-berkin-abdullah-gul/
Deutsch;
Berkin Elvan, ein 14 jaehriger Junge, ist heute im Koma gestorben. Er wurde am 1. Juni von einem 850gr. Traenengaskanister am Kopf getroffen. Er war nicht gekommen um zu protestieren, sondern kaufte ein Brot im Laden und war auf dem Weg nach Hause. Seit heute Morgen werden die Menschen, die zum Krankenhaus gekommen sind, um ihr Beileid auszusprechen, wieder von Gaskanistern bombardiert. Die Gassbomben werden teilweise auch ins Krankenhaus geschossen. Ein weiterer Mann wurde bei diesen Attacken am Kopf getroffen und schwer verletzt- er ist derzeit bewusstlos. Lasst alle wissen, was hier los ist! Der Staat laesst morden ohne mit der Wimper zu zucken!
http://www.spiegel.de/politik/ausland/tuerkei-gezi-opfer-berkin-elvan-ist-tot-a-957873.html
Catala;
Swenska;
Berkin Elvan (14) blev skjuten av turkiska polisen med en tårgaskapsyl när han var på väg till affären för 268 dagar sedan. Sedan dess har han legat i koma, fram till i morse då han slutligen avled. Han vägde endast 16 kilo när han dog. 14 år gammal # BerkinElvan blev skjuten med en 850 gr. gas cannister den 1 juni. Han var inte en demonstrant han var på väg till marknaden för att köpa lite bröd. Han låg i koma försöker överleva bekämpa infektioner och hög feber för 268 dagar. Han var 16 kg när han dog idag, kl 07:00. Nu polisen attackerar sjukhuset han har kvar på och en annan demonstrant sköts i huvudet under attackerna. Han är medvetslös nu. Familjen har inte haft någon tid att sörja sina barn innan polisen har börjat attackera igen. Var medveten om polisvåld i Turkiye. Låt alla veta om diktatorn (Recep Tayyip Erdogan).
How was Berkin Elvan killed? (in 18 languages):
(taken from: http://fakfukfon.wordpress.com/2014/03/11/how-berkin-elvan-was-killed-english-spanish-french-german-catalan/ )
English;14 year old #Berkin Elvan was shot with a 850 gr. gas cannister on june 16th. He was not a protester he was going to the market to buy some bread. He was in a coma trying to survive fighting infections and high fever for 268 days. He was 16 kgs when he died today, at 07.00 am. Now the police are attacking the hospital he has been staying at and another protester was shot in the head during the attacks. He is unconscious now. The family did not have time to mourn their child before the police attack. Be aware of the police violence in Turkiye. Let everyone know about the dictator.
http://www.hurriyetdailynews.com/15-year-old-gezi-victim-berkin-elvan-dies-after-269-days-in-coma-.aspx?pageID=238&nID=63429&NewsCatID=341
Español/Castellano;
Berkin Elvan de 15 años. El 16 de junio fue golpeado por una cápsula de gas lacrimógeno disparado por la policia.No era activista sino que simplemente iba a comprar pan para desajunar con su famila. Durante los ultimos 268 dias, Berkin se encontraba en estado de coma luchando por su vida. En el día de hoy, en Estambul, la policia se encuentra atacando a la gente que está protestando en el hospital en donde falleció Berkin. Un activista ha resultado herido en la cabeza por recibir un disparo de gas lacrimógeno justo como le paso a Berkin el 16 de junio pasado. La familia de Berkin nunca tuvo la oportuninad de llorar para su hijo. Es necesario que seamos conscientes de la brutalidad policial en Turquia. Haz que sepa todo el mundo a este asesino dictador!!
http://www.elmundo.es/internacional/2014/03/11/531eec67ca47415f118b4582.html
Français;
Le premier juin, Berkin Elvan , un garçon de 14 ans a eu une capsule de gaz de 850 grammes sur sa tête, il n’était pas parmi les manifestants il allait seulement acheter du pain. Pendant 268 jours il a lutté contre l’infection et la fièvre au coma. Ce matin, quand il est décédé, il pesait 16 kg. Maintenant, les polices attaquent les manifestants devant l’hôpital et cependant un manifestant a eu une balle dans sa tête, il a perdu sa conscience. Sa famille, elle n’a pas eu le temps de faire son deuil, prends conscience de la violence policière en Turquie. Parle à tout le monde de cet dictateur.
http://www.rfi.fr/europe/20140311-turquie-gezi-taksim-repression-mort-berkin-abdullah-gul/
Deutsch;
Berkin Elvan, ein 14 jaehriger Junge, ist heute im Koma gestorben. Er wurde am 1. Juni von einem 850gr. Traenengaskanister am Kopf getroffen. Er war nicht gekommen um zu protestieren, sondern kaufte ein Brot im Laden und war auf dem Weg nach Hause. Seit heute Morgen werden die Menschen, die zum Krankenhaus gekommen sind, um ihr Beileid auszusprechen, wieder von Gaskanistern bombardiert. Die Gassbomben werden teilweise auch ins Krankenhaus geschossen. Ein weiterer Mann wurde bei diesen Attacken am Kopf getroffen und schwer verletzt- er ist derzeit bewusstlos. Lasst alle wissen, was hier los ist! Der Staat laesst morden ohne mit der Wimper zu zucken!
http://www.spiegel.de/politik/ausland/tuerkei-gezi-opfer-berkin-elvan-ist-tot-a-957873.html
Catala;
Darrere del Berkin Avui, 11 de març de 2014, he
perdut un amic que estava al meu costat, ens recolzàvem contra tot el
mal que hi ha en aquest país que cada vegada sembla més un infern. Un
amic del qui no conec la seva cara, del qui no conec la seva olor
tendra, no sé com eren els seus ulls negres que veia com a olives, no sé
quins somnis tenia, no sé si es va enamorar alguna vegada. Mai vaig
poder tocar la seva mà. Ell estava al meu costat, em recolzava, creixíem
junts, i ens oferia la seva espatlla quan un dels nostres no tenia
força; només calia girar-nos cap a un costat, i allí es trobaven els
nostres ulls, així superàvem la nostra desesperança. Empentàvem el món
perquè es mogués, per a que caigués tot a la merda que hi havia dins
d’ell. Van arrancar el meu amic del meu costat, i la meva espatlla
esquerra s’ha quedat tallada, ara sangra. Berkin Elvan no era activista.
Tenia només 14 anys quan va ser ferit per una bomba de gas l6’1 de juny
de 2014. Anava a comprar pa per casa seva i es va trobar amb la
violència de l’Estat turc. Va resistir 268 dies en un hospital
d’Istanbul i aquest matí se li han tancat els seus ulls. Ara continua la
guerra davant d’aquest hospital, la mateixa violència ja ha ferit un
amic més.
Türkçe;
14 yaşindaki Berkin Elvan 1 Haziran’da başından 850
gramlık bir gaz kapsülüyle vuruldu. Eylemci değildi, ekmek almaya
gidiyordu. 268 gün boyunca enfeksiyon ve yüksek ateşle mücadele ederek
komada kaldı. Bugün sabah saat 07.00 da öldüğünde 16 kiloydu. Şu anda
polis bunca zamandır yatmakta olduğu hastaneye saldırmakta ve bu
saldırılar sırasında bir eylemci daha başından vuruldu. Şu anda bilinci
kapalı. Ailesinin çocuklarının yasını tutmaya fırsatı olmadı.
Türkiye’deki polis vahşetinin farkında ol. Diktatörü herkesin bilmesini
sağla!
Italiano;
“Berkin Elvan aveva 14 anni ed il primo giugno è
stato colpito da un lacrimogeno che pesava 850 grammi. Non era un
attivista. Stava andando a comprare il pane. Per 268 giorni ha provato a
combattere contro infezioni e febbre alta: era in coma. Oggi, alle
07:00, quando è morto, pesava 16 chili. In questo momento la polizia sta
attaccando l’ospedale dove Berkin era ricoverato, e durante questi
attacchi un altro attivista è rimasto colpito alla testa ed ha perso
conoscenza. La sua famiglia non ha nemmeno avuto la possibilità di
piangere il proprio figlio: la polizia ha subito attaccato. Sii
consapevole delle brutalità che la polizia attua in Turchia. Fai sapere a
tutte le persone del dittatore assassino!”
Swenska;
Berkin Elvan (14) blev skjuten av turkiska polisen med en tårgaskapsyl när han var på väg till affären för 268 dagar sedan. Sedan dess har han legat i koma, fram till i morse då han slutligen avled. Han vägde endast 16 kilo när han dog. 14 år gammal # BerkinElvan blev skjuten med en 850 gr. gas cannister den 1 juni. Han var inte en demonstrant han var på väg till marknaden för att köpa lite bröd. Han låg i koma försöker överleva bekämpa infektioner och hög feber för 268 dagar. Han var 16 kg när han dog idag, kl 07:00. Nu polisen attackerar sjukhuset han har kvar på och en annan demonstrant sköts i huvudet under attackerna. Han är medvetslös nu. Familjen har inte haft någon tid att sörja sina barn innan polisen har börjat attackera igen. Var medveten om polisvåld i Turkiye. Låt alla veta om diktatorn (Recep Tayyip Erdogan).
Norska;
Berkin Elvan (14) ble skutt av tyrkisk politi med
tåregass hette da han var på vei til butikken 268 dager siden. Siden da
har han ligget i koma, før morgenen når han til slutt døde. Han veide
bare 16 kilo da han døde. 14 år gammel # BerkinElvan ble skutt med en
850 gr. gass cannister den 1. juni. Han var ikke en demonstrant han
skulle til markedet for å kjøpe brød. Han var i koma prøver å overleve
bekjempe infeksjon og høy feber i 268 dager. Han var 16 kg da han i dag
døde på 7:00. Nå politi angriper sykehuset han har igjen på og en annen
demonstrant ble skutt i hodet under angrepene. Han er bevisstløs nå.
Familien har ikke hatt tid til å sørge over hennes barn før politiet har
begynt å angripe igjen. Vær klar over politiets brutalitet i Turkiye.
La alle få vite om diktator.
PT | Berkin Elvan, 14 anos foi
atingido com uma garrafa de gás em 1 de Junho de 2013. Ele não era um
manifestante, ia apenas ao mercado comprar pão. Esteve em coma a tentar
sobreviver combatendo infecções e febre durante 268 dias. Pesava 16 kgs
quando morreu esta manhã às 7h da manhã. A polícia está a atacar o
hospital em que ele estava e outro manifestante foi baleado na cabeça
durante os protestos. Está inconsciente. A família não teve oportunidade
de velar a criança, antes do ataque da polícia. Que se tome consciência
da violência policial na Turquia.Que todo o mundo saiba acerca deste
ditador.
CZ | Dnes v 7 hodin ráno zemřel 14letý #Berkin Elvas
v kómatu v nemocnici. Do hlavy jej 1. června při protivládních
prostestech zasáhla 850gramová plechovka slzného plynu. Nešel
protestovat, pouze si koupil v obchodě chleba a byl na cestě domů. Od
dnešního rána přicházejí k nemocnici lidé vyjádřit svou soustrast a
policie je znovu bombarduje plechovkami plynu. Plechovky slzného plynu
létají vzduchem i v nemocnici. Do hlavy byl při těchto útocích zasažen
další muž, který je vážně zraněn a je v současné době v bezvědomí. Ať
všichni vědí, co se tady děje! Stát nechává vraždit lidi bez mrknutí
oka!
Pусский – 16 июня четырнадцатилетний
Беркин Эльван (Berkin Elvan) был застрелен с 850 гр. газовой пулей.
Он не был протестующим. Он собирался на рынок, чтобы купить хлеб. Он
был в коме и боролся с инфекцией и высокой температурой на 268 дней,
чтобы выжить. Он умер сегодня в 7:00 утра. После смерти он весил 16 кг.
Теперь полицейские атакуют больницу, которая лежал Беркин, а другой
протестующий выстрелян в голову во время нападений. Сейчас он находится в
бессознательном состоянии. У семьи никогда не было возможности, чтобы
оплакать своего ребенка, так как снова полицейские напали. Будьте в
курсе о насилии со стороны полиции в Турции. Пусть все знают о
диктаторе.
Dutch Op 16 juni kreeg de 14-jarige
Berkin Elvan een gascapsule tegen zijn hoofd geschoten. Hij behoorde
niet tot de demonstranten. Hij ging gewoon een brood kopen. Hij belandde
in een coma en gedurende 268 dagen heeft hij gevochten tegen infecties
en hoge koorts. Om 7u vanochtend, toen hij stierf, was zijn gewicht nog
maar 16 kilogram. Op datzelfde moment valt de politie demonstranten aan
voor het ziekenhuis waar hij verbleef. Weer is tijdens die aanval een
demonstrant tegen het hoofd geschoten. Hij verloor het bewustzijn. De
familie kreeg, voordat de politie aanviel, niet eens de kans om te
rouwen voor hun kind. Neem hiermee akte van het politiegeweld in
Turkije. Laat iedereen van deze dictator weten.
Greek; Tην 1 Ιουνίου ο 14-χρόνος
Μπερκίν Ελβάν δέχτηκε στο κεφάλι 850 γρ. κάνιστρο δακρυγόνου. Δεν ήταν
διαδηλωτής. Πήγαινε στο μάρκετ για ψωμί. Tις τελευταίες 268 ημέρες ήταν
σε κωματώδη κατάσταση προσπαθώντας να επιβιώνει από μολύνσεις και υψηλό
πυρετό. Ήταν μόνο 16 κιλά όταν πέθανε σήμερα στις 7:00 το πρωί. Σήμερα
επιτέθηκε η αστυνομία στο νοσοκομείο όπου είχαν νοσηλεύσει τον Μπερκίν.
Κατά την επίθεση της αστυνομίας τραυματίστηκε στο κεφάλι ένας διαδηλωτής
που έμεινε λιπόθυμος για ώρες. Η οικογένεια του Μπερκίν δεν είχε χρόνο
ούτε να θρηνήσει πριν την επίθεση της αστυνομίας. «Δεν είναι ο Θεός αλλά
ο Ερντογάν που πήρε το παιδί μου», δήλωσε η μητέρα του Μπερκίν με
δάκρυα στα μάτια. Ενημερώστε όλους για την αστυνομική βία και τον
δικτάτορα στην Τουρκία.
Albanian: 14 vjecari Berkin Elvan u
godit me 1 Qershor 2013 ne koke nga nje kapsulle 850 grameshe. Ai nuk
ishte protestues , po shkonte te blinte buke. Qendroi per 268 dite ne
koma me infeksion dhe temperature te larte. Sot kur vdiq ne ora 07.00 te
mengjesit ishte 16 kile. Ne kete moment policia eshte duke sulmuar
spitalin qe ai dergjej prej kaq kohesh dhe gjate ketyre sulmeve nje
protestues tjeter u godit ne koke. Ne keto momente eshte ne gjendje te
pandergjegjshme . Familja nuk pati kohe as te mbante zine e femijes se
tyre. Ji ne dijeni te cmendurise se policise ne Turqi. Bej te mundur qe
ta njohin te tere Diktatorin !
Azeri; ”Berkin Elvan 14 yaşında 1
İyun tarixində 850 qramlıq qaz kapsulasıyla vuruldu. Aksiyada deyildi,
çörək almağa getmişdi. 268 gün ərzində infeksiya və yüksək tempraturla
mübarizə apararaq komada qaldı. Bugün səhər saat 7:00 radəllərində vəfat
etdiyində 16 kiloydu. Bugünə qədər yatdığı xəstəxanaya polis müdaxilə
edir və bu müdaxilə əsnasında bir nəfər də başından vurulub. İndi şüuru
bağlıdır. Ailəsinin, uşaqlarının yasını tutmağa fürsəti olmadı.
Türkiyədəki polis vəhşiliyindən xəbərdar ol. Diktatoru hər kəsin
tanımağına kömək elə.”
Japan
14才の#Berkinエルバンは6月1日に850グラムのガスキャニスターガスキャニスターで撃たれました。彼は抗議者じゃなくてパンを買いにスーパー
に行く途中でした。彼は268日間感染症や高熱と戦って生き残るために昏睡状態にいました。今朝07・00時に16キロでお亡くなりになりました。警察は
彼の入院した病院に攻撃して他の抗議者の頭をガスキャニスターで撃たれました。撃たれた抗議者は今、意識不明です。家族は警察の攻撃の前に自分の子供を追
悼する時間がありませんでした。トルコの警察の暴力に注意してください。だれにでも独裁者について教えてください。
Polska: Dnia 14 czerwca,
czternastoletni Berkin Elvan został trafiony przez kapsułkę gazu
łzawiącego, strzelała policja. Na rynku pojawił się przypadkowo, nie był
protestującym, chciał kupić chleb. Przez 268 dni przebywał w śpiączce,
walczac o życie, starając się zwalczyć zakażenie i wysoka gorączkę.
Zmarł dzisiaj o godzinie 7:00, ważył zaledwie 16 kilogramów.
Obecnie w Stambule, policja atakuje ludzi, którzy protestują w
szpitalu, gdzie zmarł Berkin. Jeden z działacz został ranny w głowę
podczas ataku, jest obecnie nieprzytomny. Rodzina nie miała czasu by
opłakiwać swoje dziecko. Bądź swiadomy przemocy policji w Turcji. Niech
każdy dowie się o dyktatorze !
Saturday, March 1, 2014
Thursday, January 23, 2014
zaman
kırılmamaya çalışıyorum, umursamamaya empati yapmaya bir şekilde onları da haklı görmeye çalışıyorum ama neredeyse her gün en uzak araya bir bilemedin iki hafta soktuğun ama o arada da telefon veya facebook yoluyla dürttüğün insanın aylarca dürtmezsen ses çıkarmamasını, o konuştuğunun üç lafın da sadece yüzeysel kalmasını, içtenliğin bu kadar çabuk sıfırlanmasını anlamıyorum.
hiç sanmıyorum ama isterdim ki bir gün anlatsınlar niye böyle oldu. hep yanında olmaya çalıştığın iki arkadaşın tarafından gittiğin anda unutulduğunu görmek çok kırıcı zira
belki çocukça bulup silerim birgün, ama şu ara yazacak değil de okunmayacağını bildiğin bir defter bulmak zor bu evde
hiç sanmıyorum ama isterdim ki bir gün anlatsınlar niye böyle oldu. hep yanında olmaya çalıştığın iki arkadaşın tarafından gittiğin anda unutulduğunu görmek çok kırıcı zira
belki çocukça bulup silerim birgün, ama şu ara yazacak değil de okunmayacağını bildiğin bir defter bulmak zor bu evde
Sunday, December 29, 2013
sanırsın ki anlayıvericen bir kulak versen
öyle bi sıcaklık.. şu ara olmayan bi sıcaklık.. belki bir-iki Martı da itiraz etmiştir bilmem ki.
ben ediyorum, mütemadiyen ediyorum ama bir işe yaramıyor
kendi içimdekiyle yüzleşmeye cesaretedemediğimden aslında, yazmaz oldum, yazacağımdan ürker oldum..bir garipsin iç.
Tuesday, December 3, 2013
Saturday, November 30, 2013
Friday, October 25, 2013
Saturday, October 19, 2013
fly
bi gittim geldim.
ve sürekli ayh pazartesi mi diye mızmızlanan arkadaşları anladım. sonradan bastıran yağmura fırtınaya rağmen kalamaz mıydık ki yine de buralarda? ki dönmesi bile yollarda perişanlık olan bir şehirde gerçekten yaşanır mı? tamam sensiz olmuyor istanbul, lakin şikayet ettikleri kadar da varsın...
çarşamba ludovico einaudi konseri var zorlu center'da. 2buçuk saatimi yolda harcadıktan sonra ucu ucuna yetişeceğim sanırım mekana.
fly derken...
ozet
müzik
Wednesday, October 2, 2013
Wednesday, September 25, 2013
put on a smiling face
bu ara gülümsemeye bazen o kadar zorluyorum ki kendimi, kendimden soğuyorum... "as long as you keep on smiling".. gibi bir tavsiye almıştım başlarken, uymaya çalışıyorum, ki zaten karakterde de bu var. bozuntuya verme,gül geç
o değil de ne hallere düştük, eli kolu bağlı olup bi fatura bile kesememek ,böhhhh
..
o değil de ne hallere düştük, eli kolu bağlı olup bi fatura bile kesememek ,böhhhh
..
ozet
müzik
Sunday, September 22, 2013
Je hais les dimanches
herkes şehre alıştın mı adapte olabildin mi diye soruyor oysa ben eve daha alışamadım....
nerdeyse her pazar aynı tartışma aynı gereksiz stres sinir.. bu yaşta ergenlikte verdiğim kavgaları yaşıyorum bu olayın kendisinden daha çok koyuyor
hayır, 12 geç bir saat değil anne, hatırlarsan gitmeden önce daha çok dışarı çıkıp daha geç eve dönerdim...
nerdeyse her pazar aynı tartışma aynı gereksiz stres sinir.. bu yaşta ergenlikte verdiğim kavgaları yaşıyorum bu olayın kendisinden daha çok koyuyor
hayır, 12 geç bir saat değil anne, hatırlarsan gitmeden önce daha çok dışarı çıkıp daha geç eve dönerdim...
ozet
müzik
Sunday, September 15, 2013
bulutlar adam öldürmesin
öldürüyor ama, göz göre göre sizin o gaz bulutlarınız güzelim insanları öldürüyor. siz bunu bilmezden gelseniz de biz iyi biliriz.
dostlar tiyatrosunun nam-ı diğer genco erkal'ın yaşamaya dair'ine gidilmeli, ali paşa han'ın avlusunun, odalarının, metallerinin, pencerelerinin, merdivenlerinin, yıldızlarının ne güzel kullanıldığını görmek, genco erkal'ın enerjisini hissetmek, tülay günal'a hayran olmak, ne olursa olsun hayata sarılabilmek için..
belki oralara kadar gitmişken, can oba'da yemek yenmeli öncesinde, tek başına hazırladığı servis ettiği falan düşünülerek biraz da erken gidilmeli yoksa oyuna yetişilemeyebilir, hem oyun başlamadan handa bir çay içmek de güzel olsa gerek..
yaşamayı ciddiye almalı yani. onlar rahat yaşamanıza izin vermiyorlarsa büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın, yaşadım diyebilmek için, yaşadılar diyebilmek için yaşamaya devam etmeleri için
dostlar tiyatrosunun nam-ı diğer genco erkal'ın yaşamaya dair'ine gidilmeli, ali paşa han'ın avlusunun, odalarının, metallerinin, pencerelerinin, merdivenlerinin, yıldızlarının ne güzel kullanıldığını görmek, genco erkal'ın enerjisini hissetmek, tülay günal'a hayran olmak, ne olursa olsun hayata sarılabilmek için..
belki oralara kadar gitmişken, can oba'da yemek yenmeli öncesinde, tek başına hazırladığı servis ettiği falan düşünülerek biraz da erken gidilmeli yoksa oyuna yetişilemeyebilir, hem oyun başlamadan handa bir çay içmek de güzel olsa gerek..
yaşamayı ciddiye almalı yani. onlar rahat yaşamanıza izin vermiyorlarsa büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın, yaşadım diyebilmek için, yaşadılar diyebilmek için yaşamaya devam etmeleri için
Friday, September 13, 2013
bugün niçin "allah belanızı versin"?
olaki gündemin alternatif ana başlıklarını kaçırdınız (alternaif derken ana akım medyada yayınlanmadığı için) özetini takip edebileceğiniz sitelerden biri http://bugunnicinallahbelaniziversin.tumblr.com
bir ara bu konudaki inancımı yitirmiştim ama şu anda umuyorum ki gözgöre göre yanlışı yapanın yaptığı yanına kalmayacak. kalmamalı.. allah belasını mı verir evren karmasını mı yollar detayı çok da önemli değil
hem, "siz niye hep bizim çocukları öldürüyorsunuz"?
http://birgun.net/yazi-goster/ece-temelkuran/12-9-2013/siz-niye-hep-bizim-cocuklari-olduruyorsunuz-543.html
fuck you anyway...
bir ara bu konudaki inancımı yitirmiştim ama şu anda umuyorum ki gözgöre göre yanlışı yapanın yaptığı yanına kalmayacak. kalmamalı.. allah belasını mı verir evren karmasını mı yollar detayı çok da önemli değil
hem, "siz niye hep bizim çocukları öldürüyorsunuz"?
http://birgun.net/yazi-goster/ece-temelkuran/12-9-2013/siz-niye-hep-bizim-cocuklari-olduruyorsunuz-543.html
fuck you anyway...
Saturday, September 7, 2013
"gitmek", "dönmek"e karşı
gitmek üzerine bu kadar çok yazı, şarkı, şiir var iken neden dönmek kavramı böylesi geçiştirilmiş?
ben mi bilmiyorum acaba, uzun süredir gitmelerle haşır neşir olduğum için mi yani?
liseden beri gittim ben, gezmek için, iş için, okumak için, şunun için bunun için... şimdi ise o gitme devrini bir süreliğine kapatmaya çalışıyorum. giden değil de dönen, uzaktaki değil dibindeki olmaya çalışıyorum ama sanırım üzerimdeki giden yaftasını kaldırmak zaman alacak?
diyeceğim o ki,dönmek zor sanki. gittiğim zamankileri bulamayacağımı biliyordum elbet, ama şu an anlatamadığım bir garip hissi, burukluğu var bu işin. "neresi sıla, neresi gurbet" gibi ama daha fazlası..
mesela, gitmeye alışan biri için dönmenin zorluk kattığı konulardan biri de dönülen yerdeki hayatı yaşayabilmek için bazı şeylere sabretmenin gerektiğine dair genel kanı. hayat zaten kısacıkken, annanem bile nası geçti hiç anlamadım diyorken niye sabredelim? sabret et okulum bitince/ sabret iş bulunca/ işe alışınca/ iş yoğunluğu geçince/ çocuklar büyüyünce/ param olunca/...
insanlara, kısa vadeli olaylara karşı sabırlı,tahammüllüyümdür ama bu konuda sabretmeyi hayatı ertelemeyi kabullenemiyorum. acaba bu yüzden mi giden oldum hep?
işi kabul ederken müdürün ikna cümlelerinde biri de yapılan araştırmalara göre para iş hayatında ne işte çalışmak ne de işi bırakmak konusunda bir öncelikmiş. oysa ben işe başlarken biriktirdiğim parayla gideceğim yeri düşünüyordum. (yine gitmek.. kısa sürelisi) kabulleniyorum, ama pek anlamıyorum hayattan zevk almaya çalışmak dışında başka neden çalışır insan
öyle işte. dönmek, mutluluk verici ilk başta, çok hem de. ama zamanla aklının gitmelerde kalması, topladığın magnetlerle buzdolabını açmadan mutlu olmak demek dönmek, anıları eşyalarda yaşatmak, özlemleri kovuşturmak, yanlışları görmek ama bunları söylemeye çekinmek demek benim için şu ara
gitmek mi kolay, dönmek mi.. giderken dönebilecek bir yerin olduğunu biliyorsun, dönünce ise...
bir durdum burda şunu yazarken. dönünce ise kavuşuyorsun senin gidişine alışmış olanlara. ve dönünce de gidebilecek bir yerin var, ama mesela vizen olduğu sürece.gibi.. daha bi buruk
öğrenmek gerek geriye bakmamayı, değişimleri kabullenmeyi, insanları kabullenmeyi öğrendiğim gibi bunu da öğrenmeli.
rakılı bir akşama,soğuk bir şaraba davet gibi dönmek, evet..
gitmek de dönmek de durup durup yeni türküye geçmek demek belki de,en kısaca özetle böylesi birşeylerli
ben mi bilmiyorum acaba, uzun süredir gitmelerle haşır neşir olduğum için mi yani?
liseden beri gittim ben, gezmek için, iş için, okumak için, şunun için bunun için... şimdi ise o gitme devrini bir süreliğine kapatmaya çalışıyorum. giden değil de dönen, uzaktaki değil dibindeki olmaya çalışıyorum ama sanırım üzerimdeki giden yaftasını kaldırmak zaman alacak?
diyeceğim o ki,dönmek zor sanki. gittiğim zamankileri bulamayacağımı biliyordum elbet, ama şu an anlatamadığım bir garip hissi, burukluğu var bu işin. "neresi sıla, neresi gurbet" gibi ama daha fazlası..
mesela, gitmeye alışan biri için dönmenin zorluk kattığı konulardan biri de dönülen yerdeki hayatı yaşayabilmek için bazı şeylere sabretmenin gerektiğine dair genel kanı. hayat zaten kısacıkken, annanem bile nası geçti hiç anlamadım diyorken niye sabredelim? sabret et okulum bitince/ sabret iş bulunca/ işe alışınca/ iş yoğunluğu geçince/ çocuklar büyüyünce/ param olunca/...
insanlara, kısa vadeli olaylara karşı sabırlı,tahammüllüyümdür ama bu konuda sabretmeyi hayatı ertelemeyi kabullenemiyorum. acaba bu yüzden mi giden oldum hep?
işi kabul ederken müdürün ikna cümlelerinde biri de yapılan araştırmalara göre para iş hayatında ne işte çalışmak ne de işi bırakmak konusunda bir öncelikmiş. oysa ben işe başlarken biriktirdiğim parayla gideceğim yeri düşünüyordum. (yine gitmek.. kısa sürelisi) kabulleniyorum, ama pek anlamıyorum hayattan zevk almaya çalışmak dışında başka neden çalışır insan
öyle işte. dönmek, mutluluk verici ilk başta, çok hem de. ama zamanla aklının gitmelerde kalması, topladığın magnetlerle buzdolabını açmadan mutlu olmak demek dönmek, anıları eşyalarda yaşatmak, özlemleri kovuşturmak, yanlışları görmek ama bunları söylemeye çekinmek demek benim için şu ara
gitmek mi kolay, dönmek mi.. giderken dönebilecek bir yerin olduğunu biliyorsun, dönünce ise...
bir durdum burda şunu yazarken. dönünce ise kavuşuyorsun senin gidişine alışmış olanlara. ve dönünce de gidebilecek bir yerin var, ama mesela vizen olduğu sürece.gibi.. daha bi buruk
öğrenmek gerek geriye bakmamayı, değişimleri kabullenmeyi, insanları kabullenmeyi öğrendiğim gibi bunu da öğrenmeli.
rakılı bir akşama,soğuk bir şaraba davet gibi dönmek, evet..
gitmek de dönmek de durup durup yeni türküye geçmek demek belki de,en kısaca özetle böylesi birşeylerli
Sunday, August 25, 2013
maybe i ve changed a bit..
| (burdan) |
belki de artık kabullenmeli. naneyi suya saldığın şeyi siyah çaya tercih ediyorsan tam da "o" sayılmazsın artık..
ozet
yeme-içme
Subscribe to:
Posts (Atom)







