geçen gün theater der künste'deki iran-isviçre ortak yapımı tell/zahhak isimli oyuna gittik. tembel ben her tarafta bunun hakkında iyi yorumlar görüyordum ama oturup da konusunu okumamıştım, ve ismini ingilizce/farsça= anlat-söyle gibisinden birşeyler sanıyordum. meğerse isviçreli wilhelm tell'in ve iran mitolojisinden zahhak'ın anlatımıymış
ilginç olan kısmı, wilhelm tell (giyom tell , william tell... siz ne dersiniz bilmem de hikayenin sahibi isviçreliler wilhelm demekte) neyse, wilhelm tell, iranlı grup "don quixote" tarafından, iran mitolojisinden despot hükümdar zahhak'ın hikayesi de isviçreli "mass& fieber" tarafından yorumlanmıştı ve enteresan bir 3 saat ortaya çıkmış.
oyun kritiği yapmayacağım da iranlı grubu pek sempatik buldum, reklam dediğim de işte adlarını bi de ben anmış olayım idi.
bir de benim için ilginç olan, iki kültürün oyunculuğunu algılayış şeklimin yüz, mimik ve seslere alışık olmamla alakalı olup olmadığına takılışım oldu. bir iranlı erkeğe bu türk deseler sorgulamadan tabi derim. tip, duruş falan olarak benziyoruz yani (kadınların dedikleri gibi gözleri bambaşka, oradan yok bu bizden değildir sorgusu yaşatıyor insana). burada da isviçrelinin yanında iranlıyı görünce, iranlı grup daha rahat daha inandırıcı geldi bana. gel gör ki farsça konuştuklarından bilemicem gelçekten öyle mi.
insan yazarken bir yandan da düşünüyor ya,kendimce kendime şöyle bir gerçekle ikna ettim. isviçrelilern oynadığı kısım daha parodi gibiydi iranlılarınki ise daha dram gibi, en azından daha karanlık idi. farklı türler gibi?.. falan filan...kendimce sonuca da vardım yazar iken
bir blogda gördüğüm, alt-j şarkısını çok daha etkileyici yapan şu videoyu da eklemeden bitirmeyeyim.
A bird ballet | Music Video from Neels CASTILLON on Vimeo.
Monday, February 18, 2013
Wednesday, February 6, 2013
kar
mütemadiyen kar yağıyor demiştim. yıllardır diyorum da bu kış bi başka sanki, durmadan yağıyor. fakat şu ara hava o kadar da soğuk değil (1-2 derece) ve demin üst kattaki komşu aşağı atladı sandım, aklım çıkayazdı... eriyen dev bir kar kütlesiymiş meğer. düştüğü yer ise tam olarak otobüs durağı.
koca koca kar öbekleri düşüp düşüp duruyor, birini sarsmasa bari
koca koca kar öbekleri düşüp düşüp duruyor, birini sarsmasa bari
isviçrelisi türkü farketmez
insan değil mi, aynı işte..
http://www.ntvmsnbc.com/id/25419803
http://www.ntvmsnbc.com/id/25419803
"İstanbul Beşiktaş'ta bir cipin önündeki motosiklete çarpması sonucu bir kadın ağır yaralandı.
Kadının eşi hafif yaralı kurtulurken, kazanın ardından durmadan yola devam eden sürücünün İsviçre Konsolosu Florian Köppel'in eşi Andrea Köppel olduğu ortaya çıktı."
Tuesday, February 5, 2013
bu akşam
zukunfttaymış, emily wells.
bu ara zukunft şaşırtıyor beni, ben mi hep leş zamanlarında denk gelmişim bilemedim ama şu son zamanda gittiğim seferlerde müzik pek hoştu. ki şimdi bu emily wells, benim aklıma yerleşmiş zukunft müziğinden uzak aslında. rote fabrik falan olsa tamam
konser sonrası notu: şahane bi insanmışsın emily wells, ve gereksiz küçük bir mekanmışsın zukunftun lounge barı. ama sayende kadın bi bize konser vermeye gelmiş hissi yaşadık.azcık da kıpırdanmaya yer olaydı son zamanlardaki en bi güzel konserler listemde birinci yapar idim sanki
Subscribe to:
Posts (Atom)
