Tuesday, October 18, 2011
"will take you with me to those places"
öyle bir amacı olsun istemiştim blogun.. kısmet değilmiş diyip kaderci yaklaşıma sığınmak istiyorum izninizle
.
en azından gördüklerimin hayatımda bıraktıkları uçup gitmeyecek.. unutkan insana yazmanın katkıları, di mi kuzum?
Monday, October 17, 2011
bugün...
..daha farklı geçebilirdi, daha farklı sözler söylenebilirdi, ama o nokta geçildi bir kere ve elde kalanlar aslında formalite ne yazık ki.
gerçekten yazık...
*resim bir yerlerden kaydedilmiş, kim bilir nereden
gerçekten yazık...
*resim bir yerlerden kaydedilmiş, kim bilir nereden
ozet
oldu bitti
buraları...
bazen cennet, bazen bataklık...
mesela okulun arkasındaki şu gölet... bazen böyle huzur saçıyor etrafına, bazen ise yanından geçerken kapıverecekmiş hissi bürüyor insanı..isviçre gibi.
insanların kararları anılarla paralel di mi? o kadar çabaya rağmen sağ taraf hala -az da olsa- ağır çekiyor burada... ve ilginç olan diğer bir konu da, insana kendini sorgulatıyor burası.. özellikle bu ara üst üste denk geldi, çoğu insanın kendine güveni gitti, kendini sorgular oldular -olduk- nerede hata yapıldı diye.
hata mı yapıyoruz gerçekten hayatı yaşarken yoksa onların hayatı yaşayışları mı yanlış olan?
yapılan çoğu harekette olduğu gibi, bunun da cevabı sonra, -di li geçmiş zaman olarak gelecek..
ozet
isviçre
Monday, October 3, 2011
surströmming
tamam nimetle oyun olmaz falan ama kesin isveçliler ilkokul sıralarında osuruk bombası değil bu surströmming i kullanıyorlardı.. konserveyi herhangi bir mesafeden açman yeterli, anında öğrenciler imha olur heralde...

hayır böyle ölü balık gibi görünümle tipten de kazanmıyor olsa.. çürümüş ringa balığı ya da ekşimiş tırsi... her türlü çevirisi ürünü sempatik yapmıyor malesef ki...
karşılaşma anında olası en uzak köşeye kaçın özetle,ya da mesela herkesi masa etrafına toplayıp, bunu açıp, sonuna kadar bu kokuya dayanana hatta üstüne balığı da yerse doktora götürün, normal bi insan değildir.
.
Subscribe to:
Posts (Atom)

