bundan da bahsetmeli?
öğrenciyseniz dünyayı gezmenin en ucuz ve en eğlenceli yolu belki.. hem kulüplere üye olmalı insanlar ciddiye almalılar bu işi :) her zevke uygun bi kulüp var tabi,
staj yapayım yurt dışında diyorsanız iaeste, aiesec
yazın kurs adı altında çılgınca eğleneyim diyorsanız best
ara ara orada burada buluşalım konuşalım, hem gezelim hem konuşalım tartışalım ise niyet bölüm kulüpleri misal fisec, iaas, ieee, aegee ...
en genel adres sanırım ifiso. member organizations kısmı altında farklı bir çok organizasyonun adresine ulaşılabilir.
ki bence en güzelleri iaeste ve besttir,zira misal iaeste ile hem stajı aradan çıkarabilir hem de farklı bir ülkeyi her yönüyle yaşayabilirsiniz. sıkıldım anlatmaktan kendisini, açın bakın işte gugılı.. yeterince türkçe ingilizce başka başka dillerce bilgi var..
best ise türkiyede henüz bir kaç üniversite üye sanırım. 2 haftalık ücretsiz kurslar, mühendislik yarışmaları, ve daha başka atraksiyonlar..
öyle bir zamanlar başlamış olduğum bir yazıydı bu, ama insanların hazıra konma isteğinden kelli anlatmaya pek hevesli değilim sanırım şu anda.. var işte böyle şeyler gidin üye olun o kulüp için çalışın sadece faydalanmaya sömürmeye bakmayın
Monday, December 22, 2008
Friday, December 12, 2008
send me a post card darling
before loneliness will break my heart,
send me a postcard darling.
how can I make you understand?
gayet açık olduğumu düşünüorum duygularım konusunda. ama bunu göre günlük kullanılan kalıp cümlelerle yapamıyorum. neden bilmiyorum. kalıp duygular kalıp cümleler gibisinden uzatabilirim ama yok o da değil. ama uzatmak istedim sanki karizmatik duracakmış gibi geldi :) ama öyle değilim kendini bilmeyen daha doğrusu ne yaptığını yaparken bilmeyen ama "kendi"ni bilen bi insanım. yani sanırım.. :) (çelişki?)evet kendiyle çelişen davranışlarım var. kimin yok ki? şaşırıyorum ben buyum şu dumda şöyle bu durumda ise böyle yaparım diyen insanlara
duygularımı ifade ederken saçmaladığımı sanıyor insanlar.benimse komik olmak ya da saçmalamak gibi bi niyetim yok, gayet dert anlatıyorum anlamıyorsunuz. direk olmaksa acıtıyor, mutsuzum demek yerine mutlu değilim demek daha rahat değil mi??
bi ustam var idi, uzun süre 'saçmaladım' kendisine, bilmem ki o farketti mi.. zor zamanlar sanıyordum o zamanları, kötünün kötüsü vardır olgusuyla tanışmamıştım .şimdiyse yaşanacakların başında olduğum inancı hakim, bakalım.. bir de "şimdi"mde malşörlerim var, sanırım anlıyolRar..
neyse.. niye beni dinlemiyosunuz insanlar? ya da ne bileyim dil sizin de diliniz niye niye? şımarıklık mı yaptığım sanılıyor anlamıyorum.
neyse diyelim tekrardan, "caanım insanlar". şarkı demin çaldı da konuyu bağlamak gerekirse, bana kartpostal atın demiyorum.orada anlaşalım. gizli özne içeren yüklemi demiyorum nesnesi kartpostal olan bir cümle emin olamamakla beraber dolaylı tümleci de bana olan bir cümle. . dilbilgisi yönünden bana bi an karışık geldi ama anlam açısından açık yani. benden de bu açıklıkta kartpostal göndermemi isteyenler var. gönderiyorum seviyorum içimden geliyor, alan kişiye ilginç geliyor beklemediği bi zamanda beklemediği bişey aldığı için. ireeeğm süfersin flan deniyor da ben de istiyorum laaaan :) ilgi istiyorum sanırım. unutmasın insanlar beni. yalnız hissetmekle alakası yok, kaybetmek istememek benimkisi. kaybetmeyi istemiyorum arkadaşlarımı.ama oluyor işte.. arkadaşlık kaldığın yerden devam etmek mi? güzel birşey sanıyorsunuz di mi bunu?bence değil.. ben ne anladım en mutlu anımı paylaşamayacaksam üzüldüğümde anlatamayacaksam onların hayatlarında neler olduğunu bilmeyeceksem ama beş yıl sonra buluştuğumuzda kaldığımız yerden "geyik" yapacaksak.. ben birini beş sene bayram seyrandan doğumgününe hatırladıysam o benim arkadaşım değildir ki.. eskidendi o iletişim imkanları yok iken...eskidendi çok eskiden..(hani hepimiz arkadaşken :P ) iş ya da okul yaşamının yoğunluğunda kaybolmayın. pek inanmıyorum bunu diyenlere.. ya da güvenmiyorum. ben değişiyorum sen değişiyorsun hayatıma tonla insan girip çıkıyor keza seninkine de şöyle etkiliyorlar böyle etkiliyorlar, o süre zarfında bana ihtiyaç duymadıysan ben çıkmışımdır hayatından , yok ihtiyaç duyduysan arıyorum soruyorum mail atıyorum sıkıştırıyorum
..boşuna uğraşıyorum?
eskidendi, çok eskiden.
hani şarkılar bizi bu kadar incitmezken
:) ehe nerden nereye..
send me a postcard darling.
how can I make you understand?
gayet açık olduğumu düşünüorum duygularım konusunda. ama bunu göre günlük kullanılan kalıp cümlelerle yapamıyorum. neden bilmiyorum. kalıp duygular kalıp cümleler gibisinden uzatabilirim ama yok o da değil. ama uzatmak istedim sanki karizmatik duracakmış gibi geldi :) ama öyle değilim kendini bilmeyen daha doğrusu ne yaptığını yaparken bilmeyen ama "kendi"ni bilen bi insanım. yani sanırım.. :) (çelişki?)evet kendiyle çelişen davranışlarım var. kimin yok ki? şaşırıyorum ben buyum şu dumda şöyle bu durumda ise böyle yaparım diyen insanlara
duygularımı ifade ederken saçmaladığımı sanıyor insanlar.benimse komik olmak ya da saçmalamak gibi bi niyetim yok, gayet dert anlatıyorum anlamıyorsunuz. direk olmaksa acıtıyor, mutsuzum demek yerine mutlu değilim demek daha rahat değil mi??
bi ustam var idi, uzun süre 'saçmaladım' kendisine, bilmem ki o farketti mi.. zor zamanlar sanıyordum o zamanları, kötünün kötüsü vardır olgusuyla tanışmamıştım .şimdiyse yaşanacakların başında olduğum inancı hakim, bakalım.. bir de "şimdi"mde malşörlerim var, sanırım anlıyolRar..
neyse.. niye beni dinlemiyosunuz insanlar? ya da ne bileyim dil sizin de diliniz niye niye? şımarıklık mı yaptığım sanılıyor anlamıyorum.
neyse diyelim tekrardan, "caanım insanlar". şarkı demin çaldı da konuyu bağlamak gerekirse, bana kartpostal atın demiyorum.orada anlaşalım. gizli özne içeren yüklemi demiyorum nesnesi kartpostal olan bir cümle emin olamamakla beraber dolaylı tümleci de bana olan bir cümle. . dilbilgisi yönünden bana bi an karışık geldi ama anlam açısından açık yani. benden de bu açıklıkta kartpostal göndermemi isteyenler var. gönderiyorum seviyorum içimden geliyor, alan kişiye ilginç geliyor beklemediği bi zamanda beklemediği bişey aldığı için. ireeeğm süfersin flan deniyor da ben de istiyorum laaaan :) ilgi istiyorum sanırım. unutmasın insanlar beni. yalnız hissetmekle alakası yok, kaybetmek istememek benimkisi. kaybetmeyi istemiyorum arkadaşlarımı.ama oluyor işte.. arkadaşlık kaldığın yerden devam etmek mi? güzel birşey sanıyorsunuz di mi bunu?bence değil.. ben ne anladım en mutlu anımı paylaşamayacaksam üzüldüğümde anlatamayacaksam onların hayatlarında neler olduğunu bilmeyeceksem ama beş yıl sonra buluştuğumuzda kaldığımız yerden "geyik" yapacaksak.. ben birini beş sene bayram seyrandan doğumgününe hatırladıysam o benim arkadaşım değildir ki.. eskidendi o iletişim imkanları yok iken...eskidendi çok eskiden..(hani hepimiz arkadaşken :P ) iş ya da okul yaşamının yoğunluğunda kaybolmayın. pek inanmıyorum bunu diyenlere.. ya da güvenmiyorum. ben değişiyorum sen değişiyorsun hayatıma tonla insan girip çıkıyor keza seninkine de şöyle etkiliyorlar böyle etkiliyorlar, o süre zarfında bana ihtiyaç duymadıysan ben çıkmışımdır hayatından , yok ihtiyaç duyduysan arıyorum soruyorum mail atıyorum sıkıştırıyorum
..boşuna uğraşıyorum?
eskidendi, çok eskiden.
hani şarkılar bizi bu kadar incitmezken
:) ehe nerden nereye..
bu resim yeniden çekilmeli ben çok büyük schwarzes schaf ise çok küçük...
Sunday, October 12, 2008
insanlar!..
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
"kendimle biraz yalnız kalmalıyım.."
.
.
.
.
".. ben de anlamamışım onları : ne onları, ne de onların beni nasıl anladığını görmemişim aslında. verdiğimle ilgilenmişim yalnız. ne kadar kolay bağışlıyorlar kusurlarımı : dolayısıyla kendilerini. neden birlikte yaşıyoruz? bir anlam aramamalı. anlam kadar insanın hayatını zehir eden bir kavram yoktur. insan akıllı bir görünüşle, en saçma sözleri bırakabilir çevresindeki insanların yarattığı boşluğa. çok fazla da üzülmüyordu. duyuların zayıflıyor mu oğlum turgut? içindeki o tarifsiz, kuvvetli duygu, başka duyguları körleştiriyor mu? insanlar! neden kaybolup gitmeme seyirci kalıyorsunuz? benden ne kötülük gördünüz? insanlar, duygusuz bir telaşla kaçışıyordu. çok zayıfladım insanlar! belki de kaçmak istediğim bir işe farkına varmadan sürüklüyorsunuz beni. oysa, ne kadar da korkuyordum beni tutmanızdan. ne kadar tutucu görünüyordunuz. ne hileleriniz vardı. ne kadar zayıf bağlarla bir arada tutuyormuşsunuz toplumu. benim ayrılmama seyirci kalmanız ne kadar dehşet verici. sonra, durum artık saklanamayacak bir şiddet kazanınca, şaşırmış görüneceksiniz. sahte bir şaşkınlık göstereceksiniz. sizi hesaba katıp yola çıkanları büyük hayal kırıklığına uğratıyorsunuz. ne diyeyim? siz beni tanımıyorsanız, ben de sizi hiç bilmiyorum. buna da üzülmüyorsunuz. daha beter olun? "
Subscribe to:
Posts (Atom)